Psikanaliz Araştırmaları Derneği

Lacan Sempozyumu 2026: “Lacancı Nesne” 1 Kasım 2026

David Bernard ile Lacan’ın aşk, arzu, nesne ve eksik kavramlarını konuşuyoruz.

Arzunun bir nesneye yöneldiğini ve o nesneye ulaşınca doyuma kavuşacağını düşünmeye alışkınız. Lacan’ın nesne kuramı bu tabloyu tersine çevirir. Ona göre arzuyu harekete geçiren şey önümüzdeki bir hedef değildir, arzuyu arkadan iten bir nedendir. Lacan’ın “a nesnesi” adını verdiği bu nesne ne sahip olunabilecek bir şeydir, ne de herhangi bir “iyi” ile yer değiştirebilir. Lacan’ın deyişiyle arzu “hiçbir anlamda bir iyi değildir”. 

David Bernard’ın sempozyumda sunacağı “İyi yerine Arzuya doğru” başlıklı konuşma, bu kavramın doğduğu sahnelerden birini ele alıyor: Lacan’ın Aktarım seminerinde (Seminer VIII) Platon’un Şölen’ini okuyuşu. Diotima’nın anlatımında aşk, tek tek güzel bedenlerden güzelliğin kendisine, yani en yüce iyiye yükselen uyumlu bir yoldur. Bu yolda seven, sevdiği şeyle özdeşleşir. Lacan bu modelde, analizin sonunda analizanın analistin “güçlü ego”suyla özdeşleşmesini amaçlayan post-Freudcu anlayışın izini görür. Şölen’e sarhoş hâlde dalan Alkibiades ise başka türlü bir aşkı ortaya koyar. Kıskançlığı, Sokrates’i herkesle paylaşılabilecek bir iyi olarak değil, eşi benzeri olmayan biricik bir nesne olarak istediğini gösterir. Alkibiades’in çirkin bir Silenos heykelciğine benzettiği Sokrates’in içinde saklı duran o değerli şey, agalma, Lacan’ın nesne kuramının çekirdeğine yerleşir.

Bernard’ın gösterdiği gibi asıl mesele bundan sonra başlar. Sokrates, Alkibiades’in kendisini ben-ideali yerine koyan talebini karşılamayı reddeder: “Daha iyi bak, ben hiçbir şeyim.” Lacan bu reddi analitik eylemin paradigması olarak görür. Agalma, öznenin arzusunun hedeflediğini sandığı ama aslında öznenin kendi imgesinden başka bir şey olmayan bir yanılsamadır. Aktarım aşkının aldatıcılığı da buradan gelir, çünkü “sevmek, özünde sevilmek istemektir”. Analiz, öznenin kendini sevilmeye değer gördüğü noktayı, kendini eksik olarak, yani arzusunun nedeniyle belirlenmiş olarak gördüğü noktadan ayırmayı amaçlar. Bernard bu geçişi Lacan’ın Televizyon’daki bir cevabıyla da örnekliyor. Lacan, Kant’ın “Neyi ummaya hakkım var?” sorusunu “Nereden umuyorsunuz?” diye geri çevirir. Böylece soru, arzunun hangi evrensel iyiye yöneldiği olmaktan çıkar ve her bir özneyi tek tek hangi nesnenin arzulattığı sorusuna dönüşür.

“Lacancı Nesne” sempozyumu, imgeden nedene, iyiden arzuya uzanan bu yolu kuramsal ve klinik boyutlarıyla tartışmaya açıyor.

David Bernard kimdir?

David Bernard, Rennes’de çalışan bir psikanalist ve Rennes 2 Üniversitesi’nde psikopatoloji alanında öğretim üyesidir. Üniversitenin RPpsy araştırma laboratuvarında yer almaktadır. Lacancı Alan Forumları Psikanaliz Okulu’nun (EPFCL) AME üyesidir ve Collège de clinique psychanalytique de l’Ouest’te ders vermektedir. Çalışmalarının merkezinde Lacancı kuramın az işlenmiş bir afekti vardır: utanç. Lacan et la honte. De la honte à l’hontologie (Lacan ve Utanç: Utançtan Utançbilime) adlı kitabı, Lacan’ın “honte” (utanç) ile “ontologie” (varlıkbilim) sözcükleriyle yaptığı oyunu ciddiye alır. Kitapta utanç, konuşan varlığın yapısına içkin bir varoluş deneyimi olarak düşünülmektedir. Bernard’ın Alkibiades’in arzusunu herkesin önünde utanmadan itiraf edişine verdiği ağırlık da bu uzun soluklu ilginin bir uzantısıdır.

La différence du sexe (Cinsiyetin Farkı, 2021) kitabında ise Bernard, toplumsal cinsiyet kuramlarının vaat ettiği özgürleşmeyi “fantazmatik” bulduğunu söylemektedir. Ona göre cinsiyet ne anatomiye ne de toplumsal olarak dayatılan davranışlara indirgenebilir. Cinsel özdeşleşmeler her zaman istikrarsızdır ve cinsiyetin gerçeği hiçbir kurguyla ortadan kaldırılamaz. Ayrıca ergenliği Wedekind üzerinden okuyan Lacan avec Wedekind (2019) ile dijital dünyada sınır sorununu ele alan Pas de limites ? (Sınır Yok mu?, Alexandre Lévy ile, 2021) adlı ortak kitapların yayına hazırlayıcısıdır. Kapitalizm ve utanç, itaat, itiraf gibi konularda makaleleri vardır. Rennes’de her yıl yürüttüğü halka açık psikanaliz seminerleri de yerel çevrenin önemli buluşmalarından biridi