Psikanalitik Tekniğin Temelleri

Bruce Fink
Axis Yayınları

Uluslarası Psikanaliz Birliği’nden “aforoz” edildikten sonra verdiği bu ilk seminerde (1964) Jacques Lacan, birkaç yönlü bir işe girişiyor: Bir yandan, dinleyicilerine psikanalizin dört temel kavramını (bilinçdışı, tekrarlama, aktarım, dürtü) kendine özgü bir tarzda tanıtırken, bir yandan da dönemin epistemolojisinden öznenin, cogito’nun öznesinin aynı olup olmadığını sorguluyor; bu arada Freud’un düşüncesini açımladığı kadar onunla hesaplaşmaktan da geri durmuyor. Söylemiyle felsefeyi psikanalizle, psikanalizi de felsefeyle yüzleşmeye davet ediyor sürekli.Uluslarası Psikanaliz Birliği’nden “aforoz” edildikten sonra verdiği bu ilk seminerde (1964) Jacques Lacan, birkaç yönlü bir işe girişiyor: Bir yandan, dinleyicilerine psikanalizin dört temel kavramını (bilinçdışı, tekrarlama, aktarım, dürtü) kendine özgü bir tarzda tanıtırken, bir yandan da dönemin epistemolojisinden yararlanarak psikanalizin bilim olup olmadığını, psikanalizi var eden özneyle modern bilimi kuran öznenin, cogito’nun öznesinin aynı olup olmadığını sorguluyor; bu arada Freud’un düşüncesini açımladığı kadar onunla hesaplaşmaktan da geri durmuyor. Söylemiyle felsefeyi psikanalizle, psikanalizi de felsefeyle yüzleşmeye davet ediyor sürekli.

Freud’a Klinik Bir Giriş

Bruce Fink
Axis Yayınları

Often overlooked because he is so easy to mock, ridicule, or just plain misunderstand, Freud introduced many techniques for clinical practice that are still widely employed today. Yet surprisingly, there has never been a clinical introduction to Freud’s work that might be of use to students and professionals in their everyday lives and careers. Until now.

Bruce Fink, who is his generation’s most respected translator of Lacan’s work and a profound interpreter of Freud’s, has written the definitive clinical introduction to Freud.

Öznellik ve Ötekilk

Lorenzo Chiesa
Axis Yayınları

“Lacan okunamaz olmakla nam salmıştır ve anlaşılması tartışmasız bir şekilde zor olsa da, haklı olarak farkına varıldığı gibi belki de o kadar zor değildir. Elinizdeki çalışma, Lacan’ın sınır tanımaz stili ve açıkça çelişkili ifadeleri üzerine bitmez tükenmez dokundurmaların genellikle bir zihinsel tembelliğin mazeretlerinden başka bir şey olmadığını söyleyen rahatsız edici varsayımdan güdülenmektedir, henüz daha Badiou’nun sözettiği “duraksamayan cesareti” bulamamış düşüncesiz eleştirmen, hiç olmazsa Lacan’ın arkadaşlarından ikisinin gösterdiği entelektüel dürüstlüğü gösterecek tevazuya sahip olmalıdır…”