Şehrin Deli Efendileri

Antonio Quinet
Axis Yayınları

çev. Ceren Korulsan

“Nasıl olur da hem bu öznenin tekil karakterine saygı duymak hem de bu sorumluluğu alması ve topluma dahil olması mümkün olabilir? Ve bu, üretim ideallerine, piyasanın mantığına özgü normlara ve kapitalist söyleme boyun eğmeden nasıl olabilir? Başka bir deyişle, sermayenin buyruğu altında aynı ritimde yürümek zorunda olduğu bir sisteme onu adapte etmeye çalışmadan sosyal alanı psikotiğin dahil olmasına uygun hale nasıl getirebiliriz? Bilinçdışının öznesiyle ilgilenmeyen, psikotiğin topluma dahil olmasıyla da bir o kadar ilgilenmeyen özel psikiyatri klinikleri tarafından desteklenen hastane yatışı endüstrisinin kabul edilemezliğini göz önünde bulundurduğumuz zaman bunlar ortaya çıkan çok temel sorulardır.” Giriş yazısı için tıklayınız.

 Sapkınlıkta Aşk, Arzu   ve Jouissance

Luis Izcovich
Axis Yayınları
çev. Ceren Korulsan

Luis Izcovich’in Avustralya’da sapkınlık üzerine verdiği seminer Türkçe ve İngilizce olarak yayımlandı. Bu kitapta sapkınlığın psikanalitik açıdan nasıl ele alındığına dair ayrıntılar ve sapkınlığın diğer tanısal kategorilerle olan benzerliklerine ve farklılıklarına dair sorular ele alınmaktadır. Sapkınlık bir takım cinsel pratiklere indirgenebilecek bir kategori midir? Yoksa psikoz ve nevrozdan farklı bir yapı mıdır? Öyleyse analitik pratikte nasıl ele alınmaktadır? Yazarın Türkçe basım için yazdığı önsöze ulaşmak ve kitabı satın almak için tıklayınız.

 Lacan’da Aşk

Bruce Fink
Kolektif Kitap
Çev.: Zeynep Oğuz, Elif Okan Gezmiş

“Freud ‘Aşk Alanında Evrensel Değersizleştirme Eğilimi’ makalesinde bazı erkeklerin başka bir erkek ile ilgisi olmadığı sürece bir kadına aşık olamadıklarından bahseder. Böyle erkekler, bu biçimsel, yapısal ve simgesel koşul olmadığı taktirde bir kadın ile ilgilenmezler. Bu koşul tabii ki oğlan çocukların annelerinin yakınlığı ve ilgisi için en başından beri babaları (veya kardeşleri) ile rekabete girdikleri Oidipal üçgeni anımsatır. Freud böyle erkeklerin, onlar sahneye çıkmadan önce halihazırda kadınla ilişkide olan öteki erkeği kıskanmaya ve ona karşı ‘doyurucu rekabet ve düşmanlık itkilerine’ sahip olmaya ihtiyaç duyduklarını belirtir.”

 Kesinlikle Bipolar

Darian Leader
Alethia Yayınları

Après-Coup Serisi
Seri Editörleri: Ceren Korulsan, Özgür Öğütcen

Eğer savaş sonrası dönem “kaygı çağı” ve 80’ler ve 90’lar da “antidepresan çağı” olarak görülmekteyse, şu anda da bipolar çağını yaşamaktayız. Duygudurumu dengeleyen ilaçlar, yetişkinlerdeki kadar sıklıkta çocuklara da reçete edilmektedir. 1990’ların ortasından beri çocuklara yazılan reçetelerde yüzde dört yüz artış görülürken, toplamda bu tanının konma sıklığı yüzde dört bin artmıştır. Bipolarlıktaki bu patlayış nasıl açıklanabilir? Gerçek bir teşhisten mi bahsediyoruz, yoksa ilaç sektörünün büyük bir pazarlama kampanyasından mı?

 Delilik Nedir?

Darian Leader
Encore Yayınları

çev. Barış Engin Aksoy

Delilik şimdiye kadar hep aşırılık, şiddet patlamaları, nöbetler, halüsinasyonlar olarak anlaşıldı. Ama ya sandığımız gibi değilse? Gözle görülür ve çarpıcı tepkilerden değil sıradan insanlarda da bulunan özelliklerden oluşuyorsa? Başka bir deyişle, deli olmak ile delirmek arasında fark varsa?

Psikanalist Darian Leader bu kitapta gayet “normal” görünen, ama günün birinde ağır suçlar işleyebilen insanları inceleyerek deliliğin ne olduğuna dair bakışımızı değiştirmemiz gerektiğini savunuyor.

 Lacancı Psikanalize Bir   Giriş

Bruce Fink
Encore Yayınları

çev. Özgür Öğütcen

Darian Leader’in Delilik Nedir? kitabının ardından Lacancı Bakışlar Dizisi’nin ikinci kitabı.

Psikanalist Darian Leader bu kitapta gayet “normal” görünen, ama günün birinde ağır suçlar işleyebilen insanları inceleyerek deliliğin ne olduğuna dair bakışımızı değiştirmemiz gerektiğini savunuyor.

 Psikanalizin Dört Temel   Kavramı

Jacques Lacan
Metis Yayınları

çev. Nilüfer Erdem

Uluslarası Psikanaliz Birliği’nden “aforoz” edildikten sonra verdiği bu ilk seminerde (1964) Jacques Lacan, birkaç yönlü bir işe girişiyor: Bir yandan, dinleyicilerine psikanalizin dört temel kavramını (bilinçdışı, tekrarlama, aktarım, dürtü) kendine özgü bir tarzda tanıtırken, bir yandan da dönemin epistemolojisinden yararlanarak psikanalizin bilim olup olmadığını, psikanalizi var eden özneyle modern bilimi kuran öznenin, cogito’nun öznesinin aynı olup olmadığını sorguluyor; bu arada Freud’un düşüncesini açımladığı kadar onunla hesaplaşmaktan da geri durmuyor. Söylemiyle felsefeyi psikanalizle, psikanalizi de felsefeyle yüzleşmeye davet ediyor sürekli.