Konuşmak ne demek? Bazı otistiklerin tamamen sessiz olduğunu, bazılarının ise neredeyse hiç konuşmadığını biliyoruz. Bazı otistik çocuklar sadece sesleri ya da heceleri tekrar ediyor. Bazıları sadece homurtular çıkartıyorlar. Bazı otistiklerin ise konuşması ekolaliden ibaret, söylenen kelimeleri ve cümleleri tekrar ediyorlar. Yahut birçok otistik çocuğun ileri yaşlarda, yedi, sekiz ya da on yaşından sonra mekanik bir biçimde dahi olsa konuşmaya başladığı bilinen bir olgu. Söze, konuşmaya dair böylesi bir güçlük niye? Bu sunumda sizlere psikotik ve otistik çocuklarda söz ve konuşmayla ilgili temel bazı noktaları aktarmaya çalışacağım.daha fazlası İçİn >

Do you know what desire is? Hard to say. Do you know what your desire is? How could you say, when the words fail to pronounce it. Nothing is more enigmatic in our encounters than what others desire in us and why we are desired. In short, there is a mystery of desire. Lacan demonstrates the relationship of demand and desire and why the heart of desire is a lack. I may mention two lacks: Lack of signifier for the subject and lack of object for the desire. The clinic shows us that the subject can identify with the desire of the other and it’s what the subject gat like the meaning of the desire of the Other.daha fazlası İçİn >

Lacan şöyle demişti: “Özne hiç bir zaman talep etmekten başka bir şey yapmamıştır. Başka türlüsü de elinden gelmezdi zaten; biz işe buradan devam ederiz.” İnsan olmak, bir şeyler istemek demektir ve aynı zamanda neleri istediğimiz, neleri kaçırdığımıza dair sorularla dolu olmaktır. Ve eğer özne bir şey talep edecekse dili kullanmak zorundadır. İşte tam da bu yüzden psikanaliz diye bir tedavi vardır. Hastayı analize getiren, analiz seansını talep etmesini sağlayan semptomdur ama tek başına talep etmek semptomu çözmeye yetmeyecektir. Bir kişi için kurtulmak istediği şey yabancı bir cisim gibi algılanmadıkça semptom yoktur…daha fazlası İçİn >

Freud Rüyaların Yorumu’nu Kasım 1899 yılında yayımladı. Fakat bilindiği gibi kitabın baskı tarihi olarak kitabın üzerinde 1900 yılı yazar çünkü Freud onun yeni gelen yüzyılın izini taşımasını istemiştir. Rüyaların Yorumu, yani psikanaliz tarihinin ilk kitabı böylece 1900 yılında yayımlanmış oldu. Kitap yayımlandığında Freud kırk üç yaşındaydı ve bu kitabı hazırlamak onun dört yılını aldı. Bu oldukça kapsamlı ve hacimli kitap başlangıçta pek satılmadı ve dahası akademik camiada pek yankı bulmadı. Bütün bunlar olup biterken, ondan oldukça geniş bir teorik tartışmayı ve çok sayıda örneği içeren Die Traumdeutung’un (Rüyaların Yorumu’nun) daha kısa, daha basit bir versiyonunu yazmasını isteyen bir teklif aldı…daha fazlası İçİn >